Rekabet Stratejilerinde Odaklanmanın Önemi
Yukarıdaki yaklaşım tarzında endüstri yapımızın KOBI sisteminde oluştuğunu düşünürsek, kanımızca yapılması gereken en ivedi aktivite hizmet vermeği hedeflediğimiz pazar sayısını daraltmak ve tüm kaynakları buraya odaklamaktır.
Globalleşmenin ekonomi içindeki kıt kaynakları eskiye oranla daha hızlı tükettiği bir gerçek. Dünyanın dört bir yanından gelen rekabetçi baskıya karşılık kıt kaynakları en iyi şekilde kullanmak durumunda olan sektörümüz oyuncuları, önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi faaliyet stratejileri, şirket politikalarını yeniden gözden geçirmek durumundadır. Zira uzun süreli yüksek tempolu koşuya alışık olmayan bünyeler, bir süre sonra organ iflasları ile karşılaşmakta ve koşuyu tamamlayamamaktadır. Şirketlerin bu tempolu koşuda sağlayacakları en büyük kazanç, şirketlerini küresel pazarda temsil etmek, sundukları ürün ve hizmetleri tanıtmak olduğu gibi bu faaliyetler orta vadede şirket değerini artışı olarak sonuçlanmaktadır. Şirketlerin değer artışı başlangıçta kıt finans ancak ciddi bilgi ve deneyim sermayesi ile maratona başlamış firmaların sağlayabilecekleri en iyi performanstır.

Yukarıdaki yaklaşım tarzında endüstri yapımızın KOBI sisteminde oluştuğunu düşünürsek, kanımızca yapılması gereken en ivedi aktivite hizmet vermeği hedeflediğimiz pazar sayısını daraltmak ve tüm kaynakları buraya odaklamaktır. Zira odaklama, tüm enerjinin benzer talep yapısı, miktar, geometri, kalite standart seviyesi ve ilgili standart talepleri, ticari koşulları, dağıtım kanalı ile firmalarımıza ciddi fayda sağlayacaktır. Bir firmanın beyaz eşya, otomotiv, ziraat, çimento, gıda, enerji sektörlerine aynı anda hizmet verme gayreti içinde olması entelektüel enerjinin, sermayenin ve diğer kaynakların israf edilmesi anlamına gelmektedir ki yukarıda saydığımız hiçbir sektörde kalıcı, güvenilir bir tedarikçi kimliği de kazanılamaz. Ticari koşullardan dolayı salt belirli bir coğrafi alana yönelik olarak ihracat odaklı çalışmak bir seçenek olduğu gibi salt çimento ve enerji ya da otomotiv ve dayanıklı tüketim ürünleri pazarına çalışmak ta bir seçenektir. Ancak kendi pazarını yaratmak, ticari koşulları belirleyen taraf olmak en arzu edilen durumdur. Bunun için örneğin yakın ve uzak tarihimizde günlük hayatta kullanılan eşya ve objelerin yeniden üretilmesi ile yepyeni bir pazar oluşturulmuş olur ki burada son ürün ciddi yurtdışı satış potansiyeline de ayrıca sahip olur. Bunlara örnek vermek gerekirse; kuzineler, sobalar, şehir mobilyaları, çeşmeler, mono blok ferforjeler ile Roma ve Bizans dönemine ait objeler ve gereçlerin üretimi ciddi pazara sahiptir ki sektör özelinde yer kalıplamasına müsait küçük kapasite ocaklarla çalışmaya imkânı vardır. Burada yapılacak iş üniversiteler ve tasarım ofisleri ile irtibat sağlamak ve onlarla ortak proje geliştirip yepyeni kanallarda ürünleri satmaktır. Yine önerdiğimiz odaklanma stratejisine dönersek;

 

Odaklanma stratejileri aşağıdaki durumlar göz önünde bulundurulduktan sonra takip edilmeli ve bu noktalar üzerince yeterince ön görüde bulunulmalıdır.

 

Pazara yeni giriş yapabilecek yeni firmaların tehdidi

İkame malların yarattığı tehdit

Tedarikçilerin pazarlık gücü

Müşterilerin pazarlık gücü

Görüldüğü gibi, odaklanma stratejileri işletmeler için kendi pazarlarını ve müşterilerini yaratma olanağı vermektedir. Bu nedenle, oldukça sık olarak uygulanan ve örnekleri sıkça görülen stratejilerin başında gelir. Yukarıda da değindiğimiz gibi hedef, kıt kaynakları etkin kullanmak ve uzmanlaşarak ürünlerimizi farklılaştırmak olduğundan odaklanma stratejisi kanımızca takip edilmesi çok faydalı olacak bir stratejidir.

 

İyi aylar dileklerimle,


1.770 kez okundu