Kalıp imalatı, yeni ürün geliştirme çözümlerine dair tüm gelişmeler ve yan sanayi uygulamaları Türkiye'nin ilk Kalıp Sektörü portalı ve eş zamanlı yayınlanan dergisi KALIP DÜNYASI'nda... İMALATHANENİZDE KALIP VARSA, MASANIZDA KALIP DÜNYASI OLMALI!      
 - Ana Sayfa
 - Editörden
 - Prestij Yayıncılık
 - Reklam
 - Abone Formu
 - Satıştaki Yayınlar
 - İnsan Kaynakları
 - İletişim
 - Sektörel Kuruluşlar
 - Anket
 
E-Ticaret
 
 
IMKB 100 : 60.737
USD : 1,5105
EURO : 1,9755
GBP : 2,3580
Altın : 56,701
3 gunluk Repo : 6,67
Bilesik Faiz : 8,31
 
Adınız :
E-Posta Adresi :
 
 
 
 
 
 



Autodesk Ürün Ailesi Kalıpçılık Alanında Artık Daha Güçlü

 

Autodesk Inventor’ın 2010 sürümüne, yeni özelliklerle birlikte “kalıp” için de önemli özellikler eklendi.  Hem yapılacak plastik parçanın tasarımını kolaylaştıracak özellikler hem de “tooling” denilen kalıbı oluşturmak için gerekli olan özellikler eklendi. Özellikle plastik enjeksiyon kalıpçılığında kullanılan ve bilinen bir çözüm olan Moldflow 2008 yılında Autodesk ürün ailesine katıldı.

 

Mekanik tasarım çözümü Autodesk Inventor’ın 2010 sürümünün kalıp konusunda daha yetkinleşmesi ve yeni özellikler kazanması ile plastik enjeksiyon kalıp tasarım ve analiz yazılımı Moldflow’un Autodesk ürün ailesine katılması, Autodesk’in kalıp sektörüne verdiği önemi daha da arttırdı.

 

Autodesk’in Türkiye Distribütörü Sayısal Grafik İş Geliştirme Yönetmeni Bülent Görücü ile yenilikleri ve sektörü değerlendirdik.

 

Mekanik tasarım yönüyle Türkiye’deki durumu değerlendirir misiniz?

Öncelikle makine sanayinden başlayalım: 2001 krizinin ardından gelen süreç aslında makine imalat sanayini olumlu anlamda etkiledi. Krizden sonra, iç pazarın daralmasıyla, şirketler dışarıya yöneldiler. İhracata yönelme durumu daha fazla dış rekabet anlamına gelse de, esas önemli etkisini yatırımlar konusunda gördük. İmalatçılar, Ar-Ge yatırımlarına daha fazla önem vermeye başladılar. Ar-Ge yatırımı da, yenilikleri ve rekabetçi tasarımları ortaya çıkardı. Dolayısıyla bütün olumsuz taraflarına rağmen, 2001 krizinin sonucundaki makine sanayi için olumlu gelişmeler oldu. Bu sayede dışarıya, hem de gelişmiş ülkelere, ürünler satmaya başladık. Bunun kökeninde yatan az önce de bahsettiğim gibi Ar-Ge yatırımlarına ciddi bir önem verilmesi, yeni ürün tasarımları ve rekabetçi ürünler. Elbette Türkiye’ye özgü bazı noktalar da vardı bu rekabette; iş gücü maliyetlerinin düşük olması gibi durumlar bir avantaj sağladı. Ama nihayetinde ürünlerin tasarım anlamında daha da gelişmesi bu süreç sonunda oldukça hızlandı ve hala da devam ediyor. Özellikle içinde bulunduğumuz kriz ortamında herkes gördü ki bir şeyler satabilmenin veya üretebilmenin en başta gelen koşulu ciddi bir tasarım ve Ar-Ge çalışmasıdır.

 

Bu durum bizim sektöre şöyle yansıdı: Eskiden 2 boyutlu çalışma daha yaygındı. Şirketler, artık tamamen 3 boyutlu tasarıma geçmeye başladılar. Yazılımlar daha da güçlendi ve yaygınlaştı. Önceleri pahalı olan yazılımlar biraz daha ucuzladı. Pahalı ve orta fiyatlı yazılımlar, yetenek ve özellik anlamında birbirlerine daha da yaklaştı. Şirketler de yazılım yatırımına büyük önem verdiler.

 

3 boyutlu çalışmaya geçmenin avantajları, rekabette öne geçmenin bir koşulu oldu. 3 boyutlu tasarım, maliyetleri düşürme olanağı sağladı. Çünkü, fiziksel prototip ihtiyacı en aza indi, deneme-yanılmalar ortadan kalktı, tasarım hataları en aza indi. Diğer yandan da işin tasarım estetiği de önemli olmaya başladı. Günümüz artık tasarım çağı. Dolayısıyla, bir ürünün nasıl çalıştığını kadar, nasıl göründüğü de önemli. Bunun farkına varılması ve önemsenmesi de, 3 boyutlu tasarıma geçişin sonuçlarından biri oldu.

 

Bizim konumumuza gelirsek, Sayısal Grafik olarak 1992 yılından itibaren Autodesk’in Türkiye dağıtıcısı olarak faaliyet gösteriyoruz. Autodesk’in en başta bilinen ürünü AutoCAD, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de oldukça yaygın kullanımda. Ürünlerimiz elbette sadece AutoCAD’den oluşmuyor. AutoCAD’in dışında özellikle makine tasarımına yönelik özel çözümlerimiz var. Bunların en başında değişik bölümlerden oluşan Autodesk Inventor ailesi geliyor.

 

Türkiye’de 2 boyutlu tasarımdan 3 boyutlu tasarıma geçişi biraz anlatabilir misiniz? Kolay adapte olabildi mi?

Mekanik tasarım sektörü, uzun zamandır 3 boyutlu tasarımın farkında. Üstelik bu farkındalık yeni de sayılmaz. Biliyorsunuz, CAD/CAM ürünleri, 1980’lerin başından itibaren pazara sunulmaya başlandı. Bu ürünler arasında, özellikle mekanik tasarıma yönelik olanlar öne çıkıyordu. Dolayısıyla, mekanik tasarım sektörü, 3 boyutlu yazılımlar ile çok önceleri tanıştı. Eski UNIX tabanlı ve pahalı iş istasyonlarında başlayan tasarım, sonraları, masa üstü bilgisayarlara kaydı. Bu da, erişilebilirliği artırdı. Biliyorsunuz, bu sistemler oldukça maliyetli sistemlerdi. Ama, özellikle 3 boyutlu tasarıma geçişte temel faktörler aynı kaldı. Bunlar, maliyeti düşürmek, fiziksel prototip gereksinimini en aza indirmek, hataları azaltmak, tasarım sürecini kısaltmak, yani verimliliği artırmak. Günümüzde, neredeyse tasarım yapan tüm imalatçılar ya 3 boyuta geçti ya da 3 boyuta geçmek zorunda olduklarının farkında.

 

Sonuçta bir parça ya da makine imal edeceksiniz, onu deneme yanılmayla imal etmek yerine ekranda 3 boyutlu görerek, “hissederek”, analizini yaparak imal etmek arasında önemli bir fark var. En başta maliyet açısından. Elbette bir de tasarım süresi var. Tasarım süreci, değişken ve revizyona açık bir süreçtir. Dolayısıyla, 2 boyutta yapılan tasarımların revizyonları ile 3 boyutlu tasarımların revizyonları arasında süre olarak inanılmaz fark var. Özetlersek, mekanik tasarım sektörü, verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek, rekabetçi tasarım yapabilmek için 3 boyutlu tasarıma kolaylıkla geçiyor. Türkiye’de de durum, dünya ile koşutluk gösteriyor. Bu konuda geç kalmadığımızı söylemek isterim.

 

Peki 3 boyutlu yapılan tasarımlarda görselleştirme için neler söyleyebilirsiniz?

Autodesk’in “Sayısal Modelleme” diye çevirdiğimiz bir kavramı var. Aslında bu sorunuz biraz buna karşılık geliyor. Bu kavram sadece görselleştirmeyi içermiyor. Sayısal Modelleme ile mekanik tasarımda fikirsel düzeyden imalata, hatta imalat sonrasına kadar giden süreçte, tek bir sayısal model kullanarak farklı, özelleşmiş ve gelişkin çözümler sunmaktan bahsediyoruz. Örneğin henüz ortada bir tasarım yokken, fikirsel anlamda bir tasarım sürecindeyken sunduğumuz çözümler var. Bildiğiniz gibi Autodesk Alias’ı satın aldı. İşte Alias çözümleri burada devreye giriyor. Ondan sonraki süreçte mekanik tasarım için 2 ve 3 boyut araçlarımız var. Bu araçlar arasında, birbiriyle etkileşimli çalışan elektrik çözümleri ile mekanik çözümler var. Analiz için Autodesk Inventor ürün ailesini sunuyoruz. İmalat aşamasında da iletişimi ve işbirliğini geliştiren özel çözümler devreye giriyor. Görselleştirme ise, tüm bu süreçte, değişik aşamalarda devreye girebilir. Örneğin, fikirsel tasarım sürecinde, tasarım alternatifleri arasında karar vermek ya da müşterileri tasarım sürecine dahil etmek için Autodesk Showcase isimli özel bir çözüm sunuyoruz. Yine, henüz imalata geçmeden, pazarlama ve satış ekiplerinin kullanabileceği malzemelerin üretilmesini sağlayan 3DS MAX ve Maya yazılımlarından bahsetmek gerekiyor. Dolayısıyla, mekanik tasarım sürecini kesintiye uğratmadan, tek bir sayısal model kullanarak, ölçeklendirilebilir ve erişilebilir Sayısal Modelleme teknolojilerini pazara sunuyoruz. Elbette, görselleştirme de bu sürecin önemli bir parçası.

 

Kalıpçılık ile ilgili olarak sunduğunuz çözümlerden bahsede bilir misiniz?

Türkiye, kalıp konusunda gelişmiş ülkelerden bir tanesi. Avrupa’da kalıpçılık sektörünün gelişkin olduğu Portekiz, İtalya gibi ülkeler ile boy ölçüşebileceğimizi düşünüyorum. Bilindiği gibi en önemli sektörlerimizden biri otomotivdir. Eskiden ülkemizde tamamen montaj bir sanayi olan otomotiv sanayi artık yan sanayisiyle birlikte bir çok parçayı da kendi üreterek otomobilleri imal edebiliyor. Dolayısıyla hızlı gelişen bu sanayi, belli bir noktaya da gelmiş bulunuyor.

 

Kalıp sektörü bizim için daha spesifik bir sektör. Biz bu alanda biraz yeni sayılırız. Bizim doğrudan kalıpçılığa yönelik bir yazılımımız, bu seneye kadar olmadı. Bizim çözümlerimizi kullanan kalıpçılar elbette var ama kalıpçılığa özgü bazı özellikler eski sürümlerde yoktu. Bu yılın Mayıs ayında çıkan Autodesk Inventor’ın 2010 sürümüyle birlikte, yeni özelliklerin yanında kalıp için özellikler de geldi.  Örneğin hem yapılacak plastik parçanın tasarımını kolaylaştıracak özellikler hem de “tooling” dediğimiz kalıbı oluşturmak için gerekli olan özellikler eklendi. Bu özellikler yeni sürümde oldukça iyi durumda. Pazardan, piyasadan, müşterilerden aldığımız tepkiler bu yönde. Bu birinci gelişmeydi. Bir ikinci gelişme daha oldu; bence bu da önemli bir gelişme. Autodesk Sayısal Modelleme sürecine bir ürünü daha dahil etti. Bu ürün MoldFlow. Özellikle plastik enjeksiyon kalıpçılığında kullanılan ve bilinen bir çözüm. Moldflow geçen yıl Autodesk ürün ailesine girdi. Moldflow Türkiye’de de birkaç aydır bizim portföyümüzde yer alıyor. Dolayısıyla, birincisi, bizim asıl mekanik tasarım çözümümüzün kalıp konusunda daha yetkinleşmesi ve yeni özellikler kazanması, ikincisi de plastik enjeksiyon kalıbı tasarımı ve analiz konusunda Moldflow’un ürünlere katılması, kalıp sektöründe artık daha fazla müşterimizin olacağı anlamına geliyor. Zaten kalıp sektöründe müşterilerimiz vardı ama artık tamamen onlara yönelik, onların yaptığı işe odaklı çözümler sunabileceğiz. Özellikle Moldflow kendi alanında dünyada en yaygın ve en çok kullanılan, bilinen, oldukça yetenekli bir çözüm. Türkiye’de de otomotiv ve yan sanayide oldukça yaygın kullanılan bir ürün. Bu sektörler Moldflow’un yeni sürümlerine geçiyorlar. Dolayısıyla kalıpçılıkta yeniyiz ama bu yeni olma durumu çok hızlı bir şekilde geride kalacak. Çünkü iki tane çok güçlü çözümle kalıp sektörüne hizmet vermeye başladık.

 

Bu iki çözümden kalıpçılık için Moldflow bilinen bir yazılım. Autodesk Inventor 2010 sürümünde kalıpçılar için özellikle dikkat çeken özellikler nelerdir?

Moldflow kendi alanında rakipsiz denebilecek ya da en azından yaygınlığıyla öne çıkan bir yazılım. Ağırlıkla da plastik enjeksiyon kalıpçılığında kullanılıyor. Aslında Moldflow yazılımıyla hedeflenen iş, analiz. Nihayetinde kalıpçılık maliyetli bir iştir. Dolayısıyla kalıbın yapılmasından önce test edilmesi, analiz edilmesi önem taşıyor. Moldflow burada devreye giriyor. Plastik parça tasarımı yapan bir çok yer bu anlamda Moldflow kullanımına aday yerler. Kullanan müşterilerimiz zaten var. Autodesk Moldflow’u satın almadan önce de bu yazılım Türkiye’de satılıyordu.

 

Autodesk Inventor’ın yeni sürümünde hedef, plastik parçaların tasarımın basitleştirmek ve bunların kalıbını tasarlamak. Kalıbın tasarlanmasında, yüzey ayırma çizgisinden, standart kalıp elemanlarına kadar giden bir süreç var. Diyebilirim ki, yeni sürüm, kalıpçıları fazlasıyla memnun edecek özelliklere sahip.

 

Autodesk Inventor 2010 sürümü özelliklerini biraz daha açabilir misiniz?

Autodesk Inventor bir ürün ailesidir. İçinde farklı çözümler barındırıyor. Kalıpçılığa yönelik çözümümüz var, daha önce bahsettim. Bunun dışında borulama ve kablolama özelliklerini içeren bir çözüm bulunuyor. Analiz çözümü ise hem dinamik simülasyonu hem de sonlu elemanlar analizini içeriyor. Biliyorsunuz, Autodesk Inventor ürün ailesi, hem 2 hem de 3 boyutlu tasarım araçlarıyla kullanıcılara sunuluyor. Komple bir çözüm olarak düşünebilirsiniz. Bu çözümün bir parçası da AutoCAD’dir. Dolayısıyla, 2 boyuttan 3 boyutlu tasarıma geçiş yapacak şirketler için önemli bir çözüm. Biliyoruz ki birçok kullanıcının elinde binlerce 2 boyutlu AutoCAD resmi var. Autodesk Inventor’ın sağladığı en önemli noktalarında birisi, eski AutoCAD çizimlerinden 3 boyutlu çalışmalara çok rahat geçilebiliyor olmasıdır.

 

2010 sürümündeki öne çıkan özellikler arasında, plastik parça tasarımı araçları, kalıp tasarımı, 3 boyutlu tasarımı kolalaştıran yerleşim (layout) tasarımı, parça ve montajların analizi için gerekli araçlar, yeni ve kolay kullanımlı bir ara yüz, sac metal modelleme geliştirmeleri ve yenilikleri sayılabilir. Her sürümde olduğu gibi bu sürümde de amaç, kolay ve hızlı tasarım.

 

Bazı sektörlere yönelik özel tasarım programları, yazılımları son zamanlarda arttı. Örnek vermek gerekirse sac işleme sektöründe birçok özel yazılım geliştirilmiş. Bunları gittiğimiz sac fuarlarında görebiliyoruz. Bildiğimiz yazılımlar beklentileri karşılamadığı için mi bunlar ortaya çıktı?

Genel anlamda 3 boyutlu tasarım yazılımlarında, Autodesk Inventor da dahil olmak üzere, sac modelleme ile ilgili özellikler var. Temelde de bükme sac özellikleri bulunuyor. Her sürümde de farklı özellikler ekleniyor. Ama sac sektörünün farklı ihtiyaçları da olabiliyor. Örneğin herkesin CAM ihtiyacı olmayabilir. Dolayısıyla da CAM modülünü standart paketin bir özelliği yapamazsınız, onu ayrıca satarsınız ve ihtiyacı olan onu alır. Autodesk Inventor’ın içerisinde bükme sac modelleyebileceğiniz ve açılımını alabileceğiniz özellikler ayrı bir bölüm olarak zaten var. Ama onun dışında daha farklı ihtiyaçlar olabiliyor. Örneğin karmaşık sac açınımları gibi. Beton tankerleri buna bir örnek. Orada da başka yazılımlar devreye giriyor. Bunlar daha özel ihtiyaçlar olduğu için yaygın olarak kullanılan özellikler değil. Ama bir makine imalatçısına baktığınızda, en basit tabiriyle onun bükme saclarla işi her zaman oluyor. Buna karşın bir boru açınımına her zaman ihtiyacı olmayabiliyor. Dolayısıyla daha spesifik özellikler için de bahsettiğiniz yazılımlar devreye giriyor.

 

 

 

 

Yatırımcı sizce yazılımı seçerken neye dikkat etmeli, neye göre seçmeli?

Daha genel kriterlerden bahsetmek mümkün. Birincisi kullanıcının gereksinimidir. İhtiyacın çok iyi bilinmesi gerekiyor. İkincisi tasarım süreci dediğimiz, sadece bir parçayı çizip onun teknik resmini almakla bitmiyor. Biraz önce de konuştuk, görselleştirmeden tutun da analize hatta en başta fikirsel tasarımdan başlayan ve imalata kadar giden bir süreç var karşımızda. Bu sürecin birçok aşaması var. Sonuçta her bir aşama belki farklı yazılımlarla çözülüyordur, bu durumda da bir verinin o yazılımlar arasında transferi sırasında sorunlar gündeme gelebilir. Neden? Diyelim bir CAD yazılımında oluşturduğunuz veriyi analiz yazılımına atmanız gerekiyor fakat format değiştirmeniz lazım. Format değiştirdiğinizde bazı bilgiler kaybolabiliyor ya da modeliniz artık parametrik olmaktan çıkabiliyor. Dolayısıyla, mekanik tasarım süreci, tek bir sayısal model üzerinden ilerlemeli ki, geçişlerde ortaya çıkabilecek sorunlar engellenebilsin, kopukluklar kalksın. Hatta, bu ilerleme sırasında, geriye dönüşlerde, model ilişkisel olarak davranmalı ki, aynı işlemleri yeniden yapmak gerekmesin. O yüzden, seçim yaparken, bu önemli bir kriter olmakta.

 

Elbette yaygınlık bir başka kriter olabilir. Nihayetinde yazılımın yaygınlığı yetişmiş iş gücünü daha rahat bulmanızda önemli oluyor. Fiyat da bir kriterdir. Fakat yazılımı bir üretim aracı olarak görmek gerekir. O üretim aracının hedefi, daha rekabetçi ürünler tasarlayabilmek, maliyeti düşürebilmek, verimliliği artırabilmektir.

 

Mümkün olabildiğince daha genel kriterleri saymaya çalıştım. Yazılımları unsur bazında kıyaslamak artık bir sonuç vermiyor. Çünkü, birinde olan bir özellik diğerinde olmayabiliyor; ama tam tersi de mümkün. O yüzden, yazılımları tek tek unsur bazında kıyaslamak yerine, yukarıda bahsettiğimiz genel ve temel kriterler açısından bakmak daha doğru duruyor.

 
Bu Ropörtaj Toplam 408 Defa Okunmuştur. Ropörtaj Tarihi : 02.11.2009   
 
Arkadaşıma Gönder :   
 
Diğer Ropörtajlar « Ropörtaj Arşivi »
Kalıp Sektörünü Uçuran FFCAM Teknolojisi - 21.06.2010
Kamer Geyisi ve Nülüfer Doğan - 21.06.2010
“Hızlı Prototiplemede Yüksek Teknoloji Dendiğinde Akla İlk OBJET Gelir” - 20.06.2010
Değerli Kalıp Dünyası Üyeleri - 18.06.2010
Yasemin Talay, Onur Elinç ve Serkan Ekinci - 07.03.2010
“Zorlukları Çalışarak ve Sorunsuz İş Teslimatı Yaparak Aştık“ - 07.03.2010
Marmara Isıl İşlem, Isıl İşlem Sektöründe Bir Marka Olduğunu İspatlamıştır - 07.03.2010
Kompleks Makinalarda Kompleks Parça İşlemek Bizim İçin Kompleks Değil… - 02.11.2009
“Türkiye’de Havacılık ve Savunma Sanayileri Gelişiyor, Bizim de Bu Alanlara Yönelik Yatırımlarımız Devam Ediyor” - 02.11.2009
Kalıp Sektörünün Lider Yazılımı:Cimatron - 02.11.2009
Autodesk Ürün Ailesi Kalıpçılık Alanında Artık Daha Güçlü - 02.11.2009
PVD Kaplamada Dünya Lideriyiz - 02.11.2009
“Müşterilerimize Kaliteli Hızlı ve Sorunsuz Çözümler Sunuyoruz” - 01.11.2009
İTÜ’lü Bilim Adamlarından Otomotiv Endüstrisi için Çığır Açabilecek İcat… - 01.11.2009
Yaptığını Ölçebilen Kalıpçı Kalıpçıdır - 21.10.2009
 
 - Haberler
 - Ürün Tanıtımları
 - Teknik Yazılar
 - Arşiv
 - Başarı Hikayeleri
 - Röportajlar
 - Uzman Görüşü
 - Fuarlar
 - Etkinlikler
 
 
 
 
• Akermak
• Akermak I
• Akermak II
• Akson
• Alkor
• Alper Isıl İşlem
• Alper Isıl İşlem I
• Alseko
• Assab
• Assab I
• Avrupa Makina
• Aybak Kalıp
• Başarı Kalıp
• Bilgi Teknik
• Birleşik Metal
• Bodycote Istaş
• Bursa Ambalaj Fuarı
• Bursa Metal İşleme Fuarı
• Bursa Kalıp Avrasya Fuarı
• Bursa Yapı Fuarı
• Ceylan Kalıp
• Çelik Metal
• Damla Kalıp
• Defne Mühendislik
• Demircan Kalıp
• Delta Kalıp Elemanları
• Dms Cnc
• Emka Teknik
• Enamak
• Enes Teknik
• Er-El Makina
• Erkoç Kalıp
• Form Makina
• Göksan Kalıp
• GPI
• Grindtec Makina
• Grup Otomasyon
• Gsb Oilles
• Güvenal Group
• Güvenal Group I
• Güvenal Teknik Hırdavat
• Hacim Kalıp
• Hannover Messe
• Hat Teknik
• İTO Hannover
• Konmak Fuarı
• Korkmaz Çelik
• Köksal Otomotiv
• Köksal Otomotiv I
• Kurşunel Kalıp
• Lider Kalıp
• Schmolz Bickenbach
 
En Üste Dön  |  Ana Sayfa  |  Geri Dön  |  Favorilerime Ekle  |  Ana Sayfam Yap  |  İletişim  |  İnsan Kaynakları  |  Reklam  |  Satıştaki Yayınlar  |  Abone Formu  |  Editörden  |  Dergide Bu Ay  |  Güncel Haberler  |  Başarı Hikayeleri  |  Uzman Görüşü  |  Ürün Tanıtımları  |  Röportajlar  |  Etkinlikler  |  Fuarlar  |  Arşiv
All Rights Reserved © Copyright by Prestij Yayıncılık 1990