1.Müşterileriniz tarafından şirketinize iletileceğini öngördüğünüz teknolojik ihtiyaçlar nelerdir, bu taleplerin arkasındaki sebepler nelerdir ve neden?
Şu anda görmekte olduğumuz ana faktörler, ağırlığı azaltırken üretkenliği arttırmak üzere yeni malzeme ve teknik arayışında olan tedarikçilerdir. Bir uçaktan atılabilen her 1 kg’lık ağırlık için uçağın ömrü boyunca yakıt maliyetinde 10,000$ tasarruf sağlanmaktadır dolayısıyla iyileştirmeler yapılmasını neden bu kadar istediklerini görmek kolaydır. Bir takımlama şirketi olarak, takımlarımız bizim için hayati önemdedir ve bu nedenle uzay ve havacılığa özgü takımlarımız için araştırma ve geliştirme faaliyetlerimiz son birkaç yılda katlanarak büyümüştür fakat buradaki ana husus bu değildir; uygulama merkezlerimize müşterilerimizin işlerini hızlandırmak ve kolaylaştırmak için çeşitli yöntemler geliştirmek üzere çok büyük meblağlar yatırıyoruz. Havacılık ve uzay alanına üç aşamalı yaklaşımımız müşterilerimizi gerçekten mutlu ediyor:Ürün, uzmanlık ve süreç; bu sayede onlar için tasarruflar sağlayabiliyoruz; titanyum bağlama parçası kullanarak 350.000€, çevrim süresini on saatten üç saate indirerek ve bir yapısal elemanın çevrim süresini 1.010 dakikadan 350 dakikaya düşürerek müşterimize 120.000€ üzerinde bir tasarruf sağlıyoruz ki bunlar sadece birer örnek.
Amacımız, müşterilerimizin üretimlerini en hızlı ve verimli şekilde gerçekleştirmelerine yardımcı olmak için geliştirilmiş üretim yöntemlerini ve tekniklerini sunmaya devam etmektir.
2. Önümüzdeki yıl boyunca müşterileriniz performans çözümleri açısından neleri bekleyecektir ve onları nasıl memnun edeceksiniz?
Bildiğimiz gibi iklim çok çabuk değişiyor fakat bu durum bile, büyüme ve hizmet dışı kalan uçaklar yerine konmak için 25.000 uçağın gerektiği gerçeğini değiştiremiyor. Tabii ki bu noktada kriz sırasında pazarın büyümeye devam ettiğini unutmamamız gerekiyor. Müşterilerimiz fabrikaları büyütmek ya da daha fazla kapasite elde etmek için yatırım yapmıyorlar, onlar sadece üretkenliği arttırmak ve genel giderleri sabit tutmak istiyorlar. Buradaki ana husus sabitliktir; uçak üretimi sırasında bir sürecin değiştirilmesi oldukça uzun zaman almakta ve maliyetli olmaktadır, dolayısıyla müşterilerimiz tarafından göz önünde bulundurulması için sağladığı tasarrufun çok büyük olması gerekir. Müşterilerimiz güvenlik ister: Güvenli tedarik, güvenli takımlar ve güvenli hizmet. Bunun yanı sıra bir tedarikçi seçmenin katalogdan ürüne bakıp onu bir makine üzerine monte etmeye benzemediğini biliyorlar; şayet yanlış karar verirlerse kötü ve hatta felaket sonuçlarla karşılaşacaklarını biliyorlar. Takımların uyumsuzlukları nedeniyle 90.000 € ederinde parçanın çöpe atıldığına dair örnekleri biliyoruz.
3. 2009 ve sonrasında endüstrinin karşılaşacağı en büyük sorunun nerede olacağını düşünüyorsunuz?
Çok basit: Belirsizlik ortamı, modellerin piyasaya sürülmeleri sırasında yaşanan gecikmeler, iptal edilen ya da geciktirilen siparişler, maliyet azaltma ve üretkenlik artışları. Koşullar zorlaştıkça üreticilerin – kasıtlı ya da kasıtsız olarak – yatırım eksikliği nedeniyle modelleri geciktirmeleri kolaydır. Araştırma ve geliştirmeden, özellikle de gelişmeden tasarruf yapmak sadece gecikme anlamına gelir ve daha az yatırım gerektiren A320 ve 737 gibi nispeten eski modellerin satışına devam edecektirler dolayısıyla daha birçok tarihin kaymasını bekliyoruz. Diğer bir yandan Rusya, Hindistan ve Çin söz konusu olduğu zaman kendi uçaklarını daha fazla sayıda kendilerinin üreteceğini de belirtmek gerekir. Rusya’nın Avrupa’daki en baskın 3. güç olmasını bekliyoruz. Paris’te geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen bir üretkenlik seminerine Rusya’dan oldukça iyi bir yüzdeyle 250 kişi katıldı; Sibirya’dan gelen müşterilerden biri daha Moskova’ya bile varamadan beş saat boyunca uçmak zorunda kalmıştı. Bu üretkenliğin nasıl arttırılacağını görmeye kendini adamaktır!

4. Gelecekte ne gibi gelişimler göreceğiz? Örneğin hafiflik, daha küçük kaplama alanı, daha fazla bütünleştirme, daha yüksek güvenilirlik, daha az maliyet, daha hızlı piyasaya sürme?
Daha hafif ve çevre dostu uçakların inşa edilmesi için kullanımı kolay düşük maliyetli malzemeler daima kullanılmak istenecektir. Ve tabii ki asıl gereksinim, uçağı mümkün olan en düşük maliyetle inşa ettirmektir. Müşterilerimize aradıkları tasarrufu sunmak üzere üretim çözümleri hususunda araştırma ve geliştirme çalışmalarına tam gaz devam ediyoruz. En son örneklerden biri, üretkenliği dört katı arttırmamızı sağlayan yeni bir kesme sıvısının geliştirilmesidir!
5. Havacılık ve uzay endüstrisi heyecan verici ve yenilikçi fikirler üretiyor ve bunları değişen ekonomik ortama adapte etmeye çalışıyor. Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?
Günlük hayatımızda gördüğümüz şeylerden bir çoğu bu endüstri tarafından üretilmiş ya da geliştirilmiştir; artık pazar hızla ilerlemekte, daha önceleri oldukça muhafazakardı - ama artık bu fikir tarih oldu! Farklı endüstrilerden gelen fikirlerin ne kadar yayıldığını gördük ve proaktif olmanın başarımızın anahtarı olduğunu fark ettik. Bu nedenle uygulama merkezlerimize, uzay uygulama kılavuzlarının hazırlanmasına oldukça fazla yatırım yapıyoruz: Isıya Karşı Dayanıklı Süper Alaşımlar, Frezeleme Yöntemleri, Havacılık ve Uzay İskeletleri, Havacılık ve Uzay Motorları, Titanyum İşleme, vb en iyi uygulama tekniklerinin anlatıldığı yaklaşık 100 sayfalık metinler web sitemizden indirilebilir. Sheffield’de bulunan AMRC (Gelişmiş Üretim Araştırma Merkezi) gibi kurumlarla yaptığımız işbirliği, uzay endüstrisinde uygulanmaya hazır üretim çözümleri sunuyor. Örneklerden bir tanesi, 10’dan fazla cep oluşturma tekniği geliştirdiğimiz, her birini farklı araç, tutucu, besleme, soğutucu ve hızların yanı sıra farklı malzemelerle test edip en iyi yaklaşımları bulduğumuz “cep oluşturma stratejimizdir”. Bunlar müşterilerimize büyük tasarruflar sağlamıştır ve endüstride uygulanmaya hazırdır.
6. Havacılık ve uzay endüstrisinin gelecekteki gelişimini nasıl görüyorsunuz? Meyve vermeyen bakımsız bir bahçe mi yoksa yenilikler ve başarı imkanlarıyla dolu heyecan verici bir vaha mı?
Dış kaynak kullanımının piyasada daha fazla yer aldığını görüyoruz; üstelik, Rusya, Hindistan ya da Çin’in büyümesi bizim için olduğu kadar, kendi uçaklarını üretmek için de üretim yapacakları anlamına geliyor. Pazar ihtiyaçlarını doğru yer ve zamanda sadece global şirketler karşılayabilir. Elektronik ve otomotiv sektörlerinde yaşanan değişime çok benzeyen biçimde havacılık ve uzay endüstrisi üretimi de değişiyor. Sadece birkaç yıl önce havacılık ve uzay endüstrisini İngiltere ya da Fransa üzerinden destekleyebiliyorduk. Bu günler çok eskilerde kaldı.
Gelecek oldukça açık ve küresel, çok sayıda yeni uçak gerekli, Sandvik Coromant gibi şirketlerin önlerinde müşterilerine daha az masrafla daha iyi, daha hafif uçaklar inşa edebilmeleri için yardım edecekleri çok geniş bir alan var.
Detaylı bilgi için buraya tıklayıp bize e-posta gönderin. (E-Mailinizin içine, şu an incelediğiniz yazının başlık satırını kopyalayıp yapıştırmayı unutmayın! )